Mim: Sevdiğim, takip ettiğim ve daha fazlası…

“Glikoza” blogunda beni mimlemiş, bu mimi ne zamandır yapmak istiyordum o yüzden çok teşekkür ederim:)
 

“En sevilenler mimi”

En sevdiğin şeyler nelerdir, nelerden hoşlanırsın

Hayal kurmak… Teknolojiyi takip etmek… Alıveriş yapmak…Araba kullanmak… Tatile gitmek… Arkadaşlarımla vakit geçirmek…

Bilgisayarda vaktini nasıl geçirirsin?

Chat yaparak, tweet atarak, kitap okuyarak ve karaoke yaparak.

En sevdiğin filmler?

mim2

Çılgın Hırsız, Ice Age3, Ejderhanı nasıl Eğitirsin?, Canavarlar Yaratıklara Karşı, Yukarı Bak en sevdiğim animasyon filmler :)
Harry Potter, Karayip korsanları en sevdiğim fantastik seriler :) Ne zaman TV’de görsem oturur izlerim, tekrar tekrar.
Christopher Nolan’ın filmlerini çok seviyorum, Batman Serisi, Inception. (off artık the Dark Knight Rises vizyona girse de izlesek. Anne’i kedi kadın olarak görmek istiyorum ^^)
Bebek Firarda en sevdiğim komedi filmidir, o kadar eski bir film ki yine de beni güldürmeyi başarıyor. İzlmediyseniz mutlaka izleyin.
Romantik olarak Aşk ve Gurur, Aşkın Kitabı, Kefaret, Acemi Prenses 2, Özel Bir Kadın, Cennetin Öpücüğü favorilerim
Bunları dışında Dövüş Klübü zaten klasikleşmiş bir film övmeme bile gerek yok. Sihirbaz ve Prestij filmlerine bayılıyorum, aldatmacalarla dolu ikisi de mutlaka izleyin, beyin jimnastiği niyetine^^

Aaa bir de geçen gün ‘Erkekler Ne Söyler Kadınlar Ne Anlar’ filmini izledim çok çok beğendim.


Şu sıralar almak istediğiniz şeyler?

Kore’ye gitmek için bir uçak bileti Dil çıkaran gülümseme Tabi ki o hep hayalim ama şu sıralar daha AA harf notunu almaya odaklıyım puff bu da yalan CC üstü her not bana uyar Açık ağızlı gülümseme

Şu sıralar ne dinliyorsun?

Bigbang – Alive Albüm
Ya daha ne söyleyim yılın albümü :D
Jessie J – Price Tag
Sözlerine bayılıyorum. Milletin derdi olmuş para :S
Adele – Someone Like You
Nasıl da hissederek söylüyor ve bana da söyletiyor. Hemen hemen her gün bir defa açarım Someone Like You karaoke videomu, başlarım söylemeye.
Britney Spears – Criminal
Genelde gönlümüz hep arıza tipleri sevmez mi?!
Maroon 5 – Moves Like A Jagger
T-ara – Cry Cry
Bu kızların sesine slow parçalar çok daha iyi gidiyor. Ne zaman slow söyleseler dinlerim hele bir kliplerini var ki sorma çoğunun gözü Cha Seung Won’dayken benimki Ji Chang Wook da :D
Katy Perry – Teenage Dream Albümü
Taylor Swift ft. – The Civil Wars – Safe & Sound (The Hunger Games)
Kesinlikle favori parçam. Açlık oyunlarını okumaya niyetlendim başlamıştım da ama merakıma yenilip filmde Peeta rolünü canlandıran arkadaşa baktığım an başımdan kaynar sular döküldü sanki, bir daha konsantre olamadım kitaba bu yüzden daha başlamadan açlık oyunları serisi bitti benim için:/ Ama çok merak ettiğim için filmini mutlaka izleyeceğim. Neyse konuya dönelim kitabı bitiremesem de en azından konuyu biliyorum bu şarkı da çok güzel gitmiş, kim bilir daha ne olaylar olacak ama şimdi bu OST’ı dinlerken bile hüzünlendim :/ Taylor Swift müthiş söylemiş.
Klip yerine canlı performansını koydum :)

2. Mim – “Sordum cevapla”

Hayatınız filme çekilse adı ne olurdu ve hangi müzikler yer alırdı

Hayatım  film çekilemeyecek kadar boş geçti desem. uff daha yaşım kaç ne yaşadım da filmlik hayat çıkar bendenDil çıkaran gülümseme Heee çok sakarımdır olsa olsa komedi filmi olur yani.  Sözlerle pek alakam olmasa da ritmini seviyorum o yüzden G-dragon What Do You Want? diyorum :)

Bir şeyleri değiştirmeye gücünüz olsa neyi değiştirirdiniz

Şu anda değiştirmek istedğim bir şey yok. Hmm belki okudğum meslek yerine başka mesleği seçerdim şöyle arkeolog olup ülke ülke gezerdim :) Dil çıkaran gülümseme

Sizi en çok etkileyen sinema sahneleri nelerdir

Sonu şaşırtıcı olanlar, korku olan her film beni ciddi anlamda etkiler, hiç izleyemem o yüzden. Hayatını feda etmesi falan, intikamını almayı başardığında etkileniyorum mesela Wanted filminin sonu gibi Kafası karışmış gülümseme Dram da izlemeyem sonuçta filmleri kafa dağıtmak için izliyorum niye dram izleyip kendimi üzeyim ki o yüzden etkileyici sahne pek aklıma gelmiyor, hmm belki Babam ve Oğlum filmindeki özürlü ağabeyin kardeşi yerine geçip babasına doğru koştuğu sahne sayılabilir^^

Yaşadığın şehir bir günlüğüne yalnızca sana tahsis edilmiş, senden başka hiç kimse yok. Ne yaparsın
Tek başıma vakit geçireceksem evde vakit geçiririm daha iyi Dil çıkaran gülümseme Yer mühim değil iki sohbet her zaman keyfimi yerine getirir Gülümseme
Şu sıralar ilgiyle takip ettiğiniz diziler
mim3
Yalan Dünya tüm yapımların üstünde bir dizi. Diyaloglarıyla kırıp geçiriyor, açıkçası ben kafamı raharlatmak için dizi izlediğimden tam bana göre, yani şu ana kadar izlediğim tüm dizileri sollar Amerikan dizileri de dahil (hhmmm belki Çemberimde Gül Oya’yı bunun dışında tutabilirim)
Hart Of Dixie’ye Rachel Bilson oynuyor diye başlamıştım izledikçe diğer karakterleri daha çok sevdim. Küçücük kasabada her hafta ayrı bir etkinlik düzenleniyor, yazarlar bu kadar etkinliği nereden buluyor merak ediyorum. Karakterler de çok matrak hepsi ayrı bir manyak öyle düzgün göründüklerine aldanmamak gerekiyor. 5 bölüm izledikten sonra kapamadım öyle çok olağanüstü değil ama seviyorum işte.
Once Upon A Time; wooow dehşet. Her bölümü ayrı bir heyecan. Dizide yok yok. Dizinin en çok beni cezbeden şeyi masalımsı teması. Her bölümde farklı bir masal karakterinin hikayesini dinliyoruz. Lanet yüzünden Storybrooke adlı kasabada sıkışmış olan masal kahramanlarının öyküsü. Başrollerde kötü kraliçe, pamuk prenses, yakışıklı prens ve Rumplestiltskin var. Rumplestiltskin öyle şaşırtıcı bir karakter ki diziyi ağzınız açık izleyeceğinizden eminim Açık ağızlı gülümseme
 Ne?
Fetih 1453 izlemek
Nerede?
Sinemada
Ne zaman?
Bu hafta içi diye düşünüyorum
Neden?
Merak ettiğimden
Kim
Kardeşimle ile birlikte tabi
Sanırım çoğu kişi mimlendi, o yüzden mimleyecek kişi kaldı mı bilmiyorum, mim paslanmamış olan varsa buyrun ben paslıyorum ^^

BIGBANG – FANTASTIC BABY MV

Uzun bir aradan sonraki ilk stüdyo klibimiz yayınlandı, heyecanlı vip’ler olarak klibi hep beraber masaya yatırmaya karar verdik.
Mavi: Ben
Siyah : Mydestiny
Kırmızı:  Mine 
Yeşil: Lee
(planet young bae’den alıntıdır)
Girişteki baykuş manidar geldi. Hani “Biz gecelerin adamıyız; müziği korur kollarız; Ne duruyoruz dans edelim” diyorlar. Aldığım genel mesaj budur. Alt başlıklarda ise yine üyelerin büyüdükleri vurgulanmış. Özellikle Ri’nin ne derece büyüdüğü ortada. Klipte hatun kıskacında olan ve tırnak izi barındıran tek üye zaten kendisi. Ayrıca klip boyunca tüm üyelerin bakışları delip geçiyor, bakışlardan kurtulanlar klip geneline konsantre olmayı başaran nadir kişiler bence. Klip geneline odaklanabilmek için 5-10 kez klibin izlenmesi tavsiye olunur :)

Baykuş her ne kadar bana da ilk anda geceyi çağrıştırsa da aynı zamanda daha derin şeyler uyandırdı :D Şöyle ki, mavi rengini görebilen tek kuş baykuşlardır malum.. T.O.P. ve saçları da mavi, albümde “Blue” şarkısı var, genel anlamda “mavi” teması hakim zaten konsept ve albümde. Klipte de baykuşu görünce oradan oraya bir sürü bağlantı kurdum hemen! Mavi özgürlük ve hüznü temsil eder, YG albümde bunu mu yansıtmaya çalıştı acaba? Ne de olsa kötü zamanlar geçirdiler ve ardından güzel bir albümle dönüş yaptılar. Emin olmamakla birlikte bunlar geldi aklıma, çıkış noktası sadece bir baykuş! Hahah :D
 Mavi psikolojide de mutluluğu temsil ediyormuş biliyor musun? Hani biz mavi ile kafamızı bu kadar bozmuşken acaba GD de Blue şarkısını yazarken bunları düşünmüş müdür sizce? Yani her yerde mavi görünce insan ister istemez soruyor bunu kendine :P Hüzünden mutluluğa hesabı… Baykuşa hep bir anlam vermeye çalışıyordum demek sadece mavi rengini görebiliyormuş :P Vay anasını bunu nasıl da düşünüyorlar ya, sen söylemesen hayatta aklıma da gelmezdi dediğin gibi sadece gece ile bağlantı kurardım…Partiler hesabı… Sadece bir baykuş ama gözümüze gözümüze sokunca insan da merak ediyor haliyle :D
Baykuşun maviyi gören tek kuş olduğunu bilmiyordum. Klipteki aşırı aydınlığa zıtlıktan yola çıkarak geceyi vurguladığını düşündürdü bana. Ama tabii ki “Blue” için de bir atıf olması normal. Ancak baykuşun ikinci sahnesindeki bakışlarına bittim. Müziği durdurana söver vaziyette. Baykuş arkadaşımız kesinlikle çok başarılı bir aktör.
Ben baykuşu gördüğümde aklıma ilk olarak İnci Sözlük geldi aha. Sonra da videoyu durdurup daha en başta gülmeye başladım. Baykuşun o yavaş hareketi, gözlerinin bize kilitlenmesi filan küçük ama süper detaylar bence. Böyle bir klibe, böyle bir gruba, böyle bakan bir hayvan lazımdı zaten. Ayrıca baykuş bilge hayvandır. Bütün bunlar birleşince ortaya çok güzel bir giriş çıkmış.
Klipteki taht ise müzik dünyasında bir numarayız, dönüşümüz yine ses getirdi havasındaydı daha çok, klip içerisinde de müzik lideri olma ve müzik yasağına karşı bir duruş var ama genel anlamda KPOP’a gönderme bence! Bir numarayız biz! :D
En çok dikkat çeken şey tahtlar oldu bende de. Anam o nasıl karizmadır…Heyyy biz geri döndük…Müziğin Kralları… Kimse müziğimizi yapmaktan alıkoyamaz der gibi çıkışları. Taeyang’ın eriyişi, GD’nin alev alev yanışı, TOP’ın tablodan çıkma pozu, Dae’nin zincirleri koparışı, Seungri’nin paylaşılamayan cazibesi…Yakıp geçti her yeri :D Rüya alemindeyim sanki, çıkarın beni… Klibi izlemekten alıkoyamıyorum kendimi!

Klibin açılışındaki sahne özellikle çok ihtişamlı olmuş. Gd nin saçlarının (ve saç uzantılarının) bu kadar görkemli duracağını düşünmemiştim. Kostüm “beter böcek” imajı çizse de malzeme kesinlikle çok iyi :)Tahtı hak etmiş de oturuyor” diye düşünüyor insan. Diğer bir tahtlı sahne de ise Gd nin ayaklanmaya liderlik ettiği tahtın yükseltilmiş olmasında vurgulanmış gibi. Ayrıca eldeki asa ve oturuş asiliğinin göstergesi gibi duruyor. Özellikle bu bölümü, bir Gd fanı olarak, paha biçilmez, değişilmez mimik ve hareketlerle dolu buldum. Bu bölüm kesinlikle çok etkileyici ve seksi olmuş. Yalnızca çıplaklıkla çekici olunmadığının kanıtı bir bölümdür.

 GD’nin rapunzel saçlarını gördüğümde önce koca bir oha çekmiştim. Ama sonra bu çocuk ne yapsa yakışıyor dedim kendi kendime. Gerçekten de öyle ama, farklı şeyleri bize gayet doğal bir biçimde sunan tek Kpop idolü bence G-dragon. Onun bu eşsiz, hiçbir şekilde tahmin edilemeyen tarzı kitleleri peşinden sürüklemeye devam edecek. Ayrıca tahtlar yakıyor demek istiyorum. Ne de olsa “krallar” geri döndü. Tae’nin sahneleri ise ayrı bir konu gibi resmen. Klipte en çok onun sahnelerini beğendim.

 ( gifler tumblr’da alıntıdır)
Kesinlikle katılıyorum size! Klipte GD, saçlar ve tahta kurulmuş hali kesinlikle çok karizmatik! O kıyafetine rağmen havalı bir duruş sergilemeyi başarmış! Elindeki asa’yla lider olduğunu bir kez daha belirtmiş. Taeyang’ın eridiği sahnede izleyiciler de tek tek eridi bence… Buzlarından çözülüp ateşle yanan bir Taeyang hiç fena değil :P
Böööö ben de eridim çok fenaaa…
Eriyen bir Taeyang, alev alan bir Taeyang, coşmaya hazırlanan bir Taeyang var karşımızda. Meditasyon sahnesinde tutun da, tahttaki hareketlerine kadar, metak koluna kadar her şeyi harikaydı. Özellikle taht sahneleri süperdi, çünkü şarkının temposuyla birebir uyumlu olmuş ve bizi de içine çekiyor resmen. Tae tahtta kollarını, vücudunu oynattıkça “aynen böyle devam kenks” dedim ben aha.  Ne de olsa bildiğiniz gibi en yakın dostum olur kendisi :D
Albümün genel konsepti olan buzlanmanın, çözüldüğünü; bu çözülmenin ise müzik ve dans sayesinde gerçekleşebileceğini görüyoruz. Tae’nin buzlarının çözüldüğü bölüm ve tahtta oturarak oynadığı süreç şarkının herkes üzerindeki “oynaklaştırma” etkisinin altını çiziyor :) Taenin bakışlar çok ürkütücü. İsyanı içinde kalmış bu yüzden meditasyona vermiş kendisini diye düşündürüyor. Ama meditasyonla da olmamış hala patlamaya hazır bomba kıvamında. Ve patlıyor cemi cümleyi eriten hareketler eşliğinde :P
 Dett size erimek yasak! :P
Zaten onları izlemekten bir süre klibin olayını anlayamadım haha :D
Nazlı varken eğer erirseniz Nazlı da sizi eritir valla :D
Klibi ilk izlediğimde çok karmaşık ve anlamsız gelmişti fakat sonrakilerde klipteki detaylar hemen yakaladı beni:) Müzik yasağına GD’nin parti çağrısı yapması, diğerlerinin GD’nin isyanına destek olup parti yapmak isteyen müzik çılgınlarına dönüşmesi harikaydı!
Çıldıran müzik severlerin sahnesi, zombi filmlerini andıran bir sahne olmuş. Ancak belki de ilk kez zombi sınıfındaki “maskeli müzik savunucuları” kazansın istiyor insan :)

Şarkıyı dinlerken Daesung’un sesini sonuna kadar kullandıktan sonra aniden gelen sessizlik ve GD ve Top’nin “Wow! Fantastic Baby♪♫ dediği bölümlere bayılıyorum! Klipte bu sahneler favorim:)
Dae’nin o bağırma ve Malkoçoğlu kısımları harikaydı. Ayrıca kendisi uzun süre sonra yapmış olduğu kasları gösterdi. Tae tek kalıyordu, maknemiz ile birlikte tek gözlü Dae de vücudum bu deyip açmış. Bu çocuğun sesi bir harika, o bağırışlar ne güzeldi öyle.
Dae’nin bağırışından ziyade düştüğü sahnelerde yüreğim hop hop etti benim ya, sanki ben de onunla birlikte düşütüm yani:P
Katılıyorum o bölümler çok güzel olmuş. Halk arasında ulumak olarak tabir edilen “uuuuu uuuu” bölümlerine ayrı bayıldım. Özellikle 1:48-2:01 lik bölümden çok gif bekliyorum açıkçası :P Beklediğim gif/görüntünün kime ait olduğu tahmin edilebilir herhalde :)
TOP’nin sanatsal kişiliğinin ön planda olduğu tablo konseptli bölümler de çok başarılı olmuş. TOP ve delici bakışları ekranda. Saçlar ve tablo konsepti çok uyumlu olmuş. Ayrıca madalyaların vs. HC’ye gönderme olup olmadığı konusunda hala düşüncelerim var. Konser videolarındaki madalyalarda bu merakımı kışkırtıyor. Gerçi bu kadar basit bir açıklaması yoktur. Bir birinciyiz vs. gibi bir çağrışım olması daha yüksek ihtimal sanki…
Tablo sahnesini çok sevdim, polisleri ve isyancıların kalabalık görüntüsünden sonra aniden T.O.P’nin odak noktası olduğu sade sahneler gelince ekrana bir ferahlama hissediyorum. Mavi çok sevdiğim bir renk, bu sahnede fondaki mavi hakimiyeti ve T.O.P’nin saçları iyi görünüyor.
TOP’nin tablolardaki o hali gerçekten harikaydı. Yalnız o turkuvaz giysiler içerisinde ben onu görünce şaşırdım. Kat kat giyinmiş, “sanki Özge, Yuki ve Berna” Top’u pamuklara sarıp sarmalamış aha. Bir yazıda kollarının sarkık olduğunu, bu yüzden göstermediğini okumuştum. Burada da onu boğazına kadar kapalı görünce aklıma geldi.
Tablodaki duruşu benim hoşuma gitti korsan havası vardı di mi yoksa bana mı öyle geldi. Mesela Gd’nin alive için çektirdiği fotolarda onu korsana benzetim, yok yok sanırım ben korsanlara fazla takılmışım bugünlerde. Ama yine de TOP halat tutmuyor mu yahu aynı korsan işte:D
Maknae çok büyümüş çok. Enine boyuna gitmiş. Kedi kadınlar sarmış dört bir yanını :P Biraz Özcan Deniz biraz Mahsun Kırmızıgül hatta Doğuş durumları var sanki ama geçer diye umuyorum.
Ri’nin büyüdüğü konusunda Blue klibinden beri hemfikiriz, bu klipte de vurgulanmış. Klip boyunca bir tek Ri’nin etrafında kızlar var haha :D Üstelik vahşi kedi kız konseptinde!
Panda büyümüş, resmen büyümüş! Serpilmiş resmen, kurt adam izi bile var hatta aha. Ri hayranları etrafındaki kızları görünce neler hissetti acaba? Ayrıca piercing’leri çok yakışmış. Tam anlamıyla büyüdüğü albüm oldu Alive diyebiliriz bence.
Onu izlemekten kendimi alamıyorum, normalde gözlerimin GD’yi araması gerekirken Ri’yi arıyor, bu da ne kadar çekici olduğunun kanıtı bence :) 
Sanırım en sevdiğim bölüm Bigbang’in galip gelip maskeleri atması ve dans etmeye başladığı son dakika. Onların arasına dalıp hoplayıp zıplamak istedim :D
Son sahnelere doğru Tae ve GD’nin Dragon Ball’a yaptıkları göndermeye bayıldım ben. Gördüğümde hem şaşırdım, hem de çok mutlu olur “yakışı bigbang’e” dedim. Yalnız comeback teaser’ında gördüğümüz dans sahnelerini klipte aradı gözlerim, keşke olsaydı. Ama şimdi performanslarında bol bol yapacaklardır. Bir de fancamlerde de gördük o dansları zaten, çalışmışlar belli. Bir dans performansı var görünürde yani.
Klibin son sahnesine ilişkin verilen mesajlar BENCE şöyledir;
Gd- Kral benim dağılın!
TOP- Evet kral o, ben de bu kraliyetin sanatsal kişiliğiyim dağılın!
Tae- Her isteyen kral olabilir ama benim kralım benim dağılın!
Ri_ Ben dağıldım zaten kral mıyım ki?
Dae_ En rahatsız taht benimki zaten. Ben dağılıyorum isterseniz siz kalın…  

Son kareye baktığımda dikkatimi çeken iki şey oldu: 

Dae’nin oturduğu tahtın farklı ve rahatsız görüntüsü, doğrusu biraz ezik bir taht… 

Tae’nin yıllardır orada oturuyormuşçasına cool görüntüsü!

Ri ve Tae benzer şekillerde durmuş tahtlarında ama Tae’ninki başka. Sıkıyorsa karşı gelin gibi bir durumu var. Sanki Daesung küçük bir krallığın kralı gibi. Top ben kendi halimde takılıyorum, kimse beni anlamıyor modunda. GD’de kendisine karşı gelenleri tahtının o sivri ucuna oturtuyor gibi geldi aha.

Sona gelmeden başa sardığım için ben de son sahne diye birşey yok puhahaha D:

Beklettiler ama değdi, her izlediğimde WOW FANTASTIV BABY dedirtiyor. Siz nasıl buldunuz VIP’leR?
Yine çok keyifli bir sohbet oldu, yazarken çok eğlendik umarım siz de okurken eğlenirsiniz :D
NOT: Resimler Mydestiny’e aittir. 

Bigbang Uludağ’da : Kaçaklar Bulundu!

Bigbang’in Türkiye Geliş hikayesini ve Mersin’de yaşananları Mydestiny arkadaşımız anlatmıştı. Sırada ise Seda, Gd ve benim kayboluş hikayemiz ile Bursa’da yaşanalar var.

***

Karaoke’de deli gibi şarkılar söylerken bir yandan da fondip yapan GD ve Seungri’yi seyrediyorduk. G-Ri ikilisi nasıl bu hale geldi diye sorarsanız, gündüz Mersin Çaşı’sında gezerken antikacıyı inceleyen maviler içinde bir çiçek Seungri’nin dikkatini çekmiş. Tam dükkana yönelecekken GD Seungri’nin arkasından çekiştirmeye başlamış.

 

“Yaa Maknae ya! Boş boş dolanma ortalıkta, grubu kaçıracaksın.”

“Ama hyung, hayalimdeki dilberi gördüm, onun yanına gitmem lazım”

“Yine hangi boş işlerin peşindesin sen? Kaç kere dedim bizi utandırma diye. Abuk subuk şeylerle vakit öldüreceğine adam gibi yanımızda dur.”

“Ama hyung gel sana da göstereyim, kısmetim o, hissediyorum”

“Maknae senin çıkma yasağın hala geçerli, unutmadın değil mii?”

10 dk sonra

“Hyung, kısmetimi kapattın”

“Hadi be seni şıpsevdi, her güzel gördüğünde aynı masalları anlatıyorsun!”

“Ama bu seferki başkaydı, mahveetin beni”

“Geçen seferki için de aynı şeyi demiştim, 2 saat geçmeden barda oturan kızın elefon numarasını aldın? Ertesi gün kız ile buluşmaya gittiğinde gözünde morlukla dönmüştün, hatırlatırım. Allah’tan göz altın normalde de mor olduğu için milletin dikkatini çekmemişti, en büyük zayıflığın seni kurtarmış oldu hahaha”

“Ama hyung ben nereden bileyim kızın başkası ile sözlü olduğunu, söyleseydi kibarca yanından ayrılırdım onun yerine bana tuzak kurmayı tercih etti.”

“Oğlum cins cins mesajlar atarsan kız da sana tuzak kurur işte böyle”

 

İşte bügün aralarında geçen bu diyalogdan sonra Seungri ateş küpüne dönmüş vaziyette ortalıkta dolanmaya başladı. ‘Peki sen nereden biliyorsun tüm bunları’ diyorsan eğer, ıhhhmm kanımda biraz stalker’lık var sanırım, GD Türkiye’ye ayak basınca takipçi damarım ağır bastı. GD ile Seungri’nin tartışmasını nasıl kaçırırdım, siz söyleyin?

Böylece karaoke gecesi bir kadeh ile sarhoş olan Seungri GD’ye meydan okudu, şimdi ikisi de çakır keyif bir halde millete sataşıyorlardı. Nazlı eve gitmesi gerektiği için Tae ile vedalaşıp bardan ayrılmıştı. Tae, Nazlı’nın yokluğundan mı yoksa kargaşa onu boğduğundan mıdır bilmem, hava almak için dışarı çıkacağını söyledi. Ayaklandığı gibi Lee de ona eşlik etti. Daha fazla içkili ortamda kalamayacağını söyleyen Dae de odasına çekilmeyi tercih etti, aslında ailesini özlediğini bize itiraf edemedi Dae’ciğim. Giderken telefonun ekranında annesini aradığını görmüştüm. TOP, Yuki, Özge ve Berna bir köşeye geçmiş tabu oynuyorlardı. TOP’ı paylaşamadıkları için her turda eşi değişti, dolayısıyla kazanan diye birşey yok, o oyunu niye oynadıklarını da anlamış değilim. Sonunda Elif dayanamayıp Seungri’yi çekiştirmeye başladı, Bahar da Elif’e yardım edip birlikte Seungri’yi odasına taşıdılar. Arkalarından TOP, Yuki, Özge ve Berna da odalarına çekildi. Kala kala malum dörtlü başbaşa kalmıştık. Ona kim eşlik edecek diye tartışmaya koyulmuşken, Seda bir anda öne atılıp GD’nin kolunu  kendi omzuna atarak süreklemeye başladı. Mine ve Dicle de durur mu, hemen onlar da yardıma giriştiler. Benim ise çok daha farklı planlarım vardı.

 

“Son gülen iyi güler”

 

GD’nin Gaho’dan ayrılmayacağını bildiğim için menajerine gidip Gaho’yu istedim. Konser maceramızda Gaho ile birbirimize ısınmıştık, menajer de bunu bildiğinden bir şey demeden bana uzattı Gaho’yu.

 

“Yalnız, GD sabahları mutlaka Gaho’yu gezdirmek ister, uyarayım şimdiden”

“Hiç sorun değil, Gaho’nun ben de olduğunu söylersin”

gaho

 

Sabah 8:10 gibi odamın kapısı çalındığında istediğim an gelmişti. Gaho havlayarak kapıya koştu, sahibinin geldiğin anlamıştı, akıllı köpek. Nihayet bekleyiş sona ermiş heyecandan tir tir titriyordum. Sonunda GD ile konuşma fırsatı yakalamıştım ve bunu mahvetmeye hiç niyetim yoktu.

 

“Günaydın, Gaho sendeymiş, uyandırdıysam özür dilerim. Sabah yürüyüşlerini kaçırınca tüm gün huzursuzlanıyor o yüzden geldim.”

“Ah hiç önemli değil, hatta ben de sabah yürüyüşüne çıkacaktım birazdan. Sizinle gelmemin, bir mahsuru var mı?”

“Yok tabi ki. Erken olduğu için rahatsız edeceğimden korktum.” 

 

Böylece ikimiz de kendimizi otelden dışarı attık, tabi arkamızdan bizi takip eden davetsiz bir misafirin olduğunun farkına varmadan.

Yarım saat geçince GD’nin konuşmasına kendimi kaptırdığım sırada, önümdeki taşı göremedim. GD, dur dikkat et, diyene kadar çoktan yere yuvarlanmıştım bile. GD’nin yanında olduğum her seferde niye sakarlığım tutmak zorundaydı ki…

GD yardım etmek için kolunu bana uzattığında arkasında bir kıpırtı dikkatimi dağıttı. Birden GD’nin önüne atılan Seda’nın gözleriyle karşılaştım. Tanrım bize hiç rahat yok mu?

“Ah Selincim bu ne hal? Dur sana yardım edeyim arkadaşım” bir yandan da kıs kıs gülüyordu.

“Ah Seda’cım hangi rüzgar attı seni buraya, sabah sabah seni uyanık görmeyi beklemiyordum”

“Ah canım dün sözleşmiştik ya, birlikte yürüyüşe çıkacağız diye. Odana geldim seni bulamayınca aramaya çıktım”

 

Tüh ya kahretsin. Hatun kıvırmayı iyi biliyordu, GD’yi şüphelendirmemek için mecburen yalana ayak uydurdum.

 

“Ah tabi ya nasıl unuttum. Biz Gaho’yu yürüyüşe çıkarınca aklımdan uçup gitmiş”

 

Artık olan olmuştu, yine de yarım saat bir çift göz tarafındak izlensek dahi GD ile baş başa sohbet edebilmiştim. Seda’nın nelerden konuşuyordunuz sorusu üzerine düşüncelerimden uzaklaştım.

 

“Selin de tam bana okuduğu şehirden bahsediyordu” diyerek göz kırptı. Kalbim gümbür gümbür atıyordu, şimdi kekelemeden konuşabilsem çok rahatlayacaktım.

“Mersin’den sonra Bursa’ya gidecek olmamız çok üzücü. Aslında Eskişehir de çok güzeldir. Küçük ama sevimli ve modern bir havası vardır. Aslında yolumuzun da üstü sayılır. Ama ne yazık ki ekip belirlenen rota dışındaki şehirde mola verilmeyeceğini söylediği için gezemeyeceksiniz”

“Öyle güzel anlattın ki, orayı görmeden gidersem, üzelecekmişim gibi geliyor. Diğer üyeleri de haber vereyim, çaktırmadan ekipten önce ayrılalım buradan. Aaa bu da ne? Şarjım bitmiş. Sen de bizimkilerin telefon numaraları var mı?”

“Yok ama Lee’ye mesaj atayım, o haber verir. Tamam o zaman,bir saat içinde terminalde buluşalım şeklinde mesaj atıyorum”

 

Bir saat sonra

“Sanırım gelmeyecekler, ne yapalım biletlerimizi iptal edelim, istersen?”

“Yok gerek yok, o kadar heves ettim asla peşini bırakmam”

“Peki öyleyse biz binelim Eskişehir’e vardığımızda menajerini arayıp haber veririz”

Eskişehir’e vardığımızda

“Eeee… diğerlerine ne diyeceğiz şimdi? Arayıp haber verelim hemen

5 dk sonra

Nazlı biz Eskişehir’deyiz” Allah’tan görüntülü konuşma yapmadık da Nazlı bu halimi görmedi. Konuşurken bir taraftan dudaklarımı kemiriyordum çünkü.

 

İşte beklediğim tepki..

 

“Ne demek Eskişehir’desiniz. Selin benimle kafa mı buluyorsun? Gd ve Seda kayıp, çabuk buraya gel”

“Iıııı… Nazlı… şey… onlar da benimle” Tamam neyse ki tüm suç ben de değil, seda’nın da bizimle olması bir nebze işime yaradı doğrusu.

“Neeeeee” Nazlı’nın çığılığı yüzünden telefonu kulağımdan uzaklaştırmak zorunda kaldım.

“Dur, Nazlı açıklamama izin ver” Hepsini baştan sona anlatmaya başladım.

10 dk sonra

“İşte en son Lee’ye mesaj attık. Diğerlerine ulaşsın diyeama telefonu açmadı”

Duyduğum kahkaha sesi miydi? Hadi canım. Kimseye haber vermeden geldik ve Nazlı buna gülüyor mu?

“Lee telefonuna cevap veremezdi çünkü sabah otelde sizi aramaya çıktığımda havuzda deniz yatağnını üstünde sızmış buldum onu hahaha. Dün gece Tae ile dışarı çıkıp içmişler. Tabi Tae’nin içkiyle arası olmadığından tüm içki Lee’ye kalmış, sonra da havuzda sızmış”

“Hadi be! Ciddi misin?!”

“Dahası da var, asıl sen şunu dinle. O uyurken otelde kalan bir ailenin küçük çocukları almışlar eline kalemi suratını çizmişler hahaha. Şu anda odasında silmeye çalışıyor, samırım çıkmayan kalemmiş”

“Aman Tanrım!!!”

“Dicle ve Mine de Gd yok diye yeri göğü inletip tüm Mersin’i dolaştılar. Hatta sizin onu kaçırdğınızı düşündüler. Gerçi haksız da değillermiş, en azından güvendesiniz. Ben diğerlerine haber vereyim, yola çıkarız birazdan. Bir sonraki durak Bursa biliyorsun. Vaktinde orada olun”

Olanları GD ve Seda’ya anlatınca hepimiz kahkhalara boğulduk. Eveet sonunda Eskişehirdeydik ve Seda’nın varlığı bile gölge düşüremezdi mutluluğuma…

Adalarda gezerken hayalimde hep GD ile gondol sefası yapmak vardı. Evet evet… bunu hemen gerçekleştirmeliydim.

 

“Buldum, hadi Eskişehir’e neden Türkiye’nin Venedik’i dendiğini size göstermem lazım”

gondol

Gondol gezisi muhteşemdi. GD’yi paylaşamadığımız için gezi biraz çekişmeli geçti. Arada Seda beni kolumdan cimciklerken ben de onun saçını çekiyordum. Bir ara Gondolu sallayıp onu Porsuk’a atmayı da düşündüm ama olan ayakta duran Gondolcuya olacağı için vazgeçtim. Eminim Seda’nın aklından da aynı şey geçiyordu. Günümüz çok güzel geçti. Eskişehir’in meşhur çiböreğinden yedik yanında da ayran. Ayran tiryakisi olmadan ayrılırlarsa iyi olur, yoksa oralarda nasıl bulacaklarGD’yi Eskişehir’de olmaktan dolayı en çok mutlu eden sanırım yabancılık çekmemesi oldu, malum her yerde çekik var.

 

6 saat sonra Bursa’daydık. Diğerleri ile yüzleşme vakti gelmişti!!!

 

KADER ANI! Dugeun Dugeun

Seda ile ben korkudan birbirimizin koluna girmiş vaziyette cezamızı kabullenmeye hazır bekliyorduk. Tam da tahmin ettiğimiz gibiydi. Dicle ve Mine her an saçımıza yapışacakmış gibi gözlerini bize dikmişti. Ne korkutucu bir sahne…

Yuki, Özge ve Berna yine TOP’ın yanını sarmış … aaa inanmıyorum bu sefer TOP onlara bir şeyler anlatıyordu. Nihayet dikkatini üzerlerine çekmeyi başarmışlar. Acaba kim daha çok ilgisini çekiyor? Elif’in “Seungri kendine gel” demesiyle dikkatimi ona verdim. Seungri hızlı adımlarla bize doğru geliyordu.

“Hyung korkuttun bizi, sana bir şey oldu sandık” 2 dk boyunca birbirlerine baktılar sonra aniden sarıldılar ve diğerleri de onlara katıldı. Bu sahne karşısında hangi VIP’nin gözleri sulanmaz ki. Birbirlerine olan sevgilerini bir kez daha çok iyi anlamış olduk.

Bahar’ın “Ya… ben çok acıktım” lafı ile herkes ona baktı.

“Ne var, açım siz değil misiniz? Hem ayrıca biraz mahremiyete ihtiyaçları olduğunu düşünüyorum”

Tamam bunda haklıydı, kahretsin!

 

Hep beraber arabalara doluştuk. İlk durağımız ULUDAĞ KEBAPÇISI!

iskender

Oh hepimiz mis gibi İskender’i midelere indirip üstüne şıramızı içmiştik. Başta şıra onlara tatlı geldi ama İskender’i yerken çok susayınca kafaya dikip içmeye başladılar haha.Yalnız en çok, İskender gelince yemeğe saldıran Seungri’ye güldüm. Bekle dememe gerek kalmadan garson gelip kızgın terayağını Seungri’nin tabağına dökünce

“Bu ne ya herkesle başlamadığım için uyarı/ceza mı almış oldum, üstüme dökecek sanırım şiddet yanlısı seni” Tabi o gözleri kapalı bunları sıralarken diğer garsonların da aynı işlemi diğerleri için yaptığını görmemişti.

 

Yemek bittikten sonra tatlıya yer kalmamıştı haliyle… Ama üstüne içilen Türk Kahvesi’ne de kimse ‘hayır’ demedi.

TOP

“Iıyyy acı bu” derken Özge’nin “hadi kahve falına bakalım” diyerek lafını kesmesiyle bütün gözler ona döndü. TOP’ın gözler de faltaşı gibi açıldı.

“Nasıl bakacaksınız?”

Yuki’nin talimatlarıyla hepsi finacanlarını kapatıp çevirdi, daha çabuk soğuması için üzerlerine de madeni para da kondu. TOP ve Seungri’nin telaşları görülmeye değerdi.

Önce Özge TOP’ın fincanını alıp açtı. “ Aaa burada Y harfi ile baş…” yuki sözünü bitiremeden Yalan Dünya’daki Nurhayat’ı andıran bir kadın, fincanı kaptığı gibi TOP’ın yanına oturdu

yalandunya_nurhayat

“Ayy tatlım dur sen o fincanı bana ver bakayım. Bak görüyor musun mavi kafa, falında 3 dişi görünüyor. Ay her biri birbirinden fenaaaa. Yandın sen! Kimle uğraşacağını bilememişsin tatlım, yazık olmuş sanaaaa vah vah. Bak şimdi 2 vakite kadar güzeller güzeli gibi bir kadın geçecek karşına, 3 mü 1 mi sen karar ver ama bence 1 senin hayrına olacaktır tatlım benden söylemesi.” Kadın lafını bitirdiği gibi bir hışımla çıktı odadan. Yuki, Özge ve Berna üstlerine çizmeli kedi masumluğumda takılarak TOP’a gözlerini diktiler. 2 dk sonra da restrona cidden güzel bir kadın girmez mi? Eyvah daha ne olsun!!! Kim dersiniz? ATİYE DENİZ, tam da karşı masamıza oturmaz mı? Hele siz bir de o an TOP’ı görmeliydiniz, dikmiş gözünü ona bakıyordu, şırayı da almış eline göz kırpıyor vay çapkın.

atiye

Masada bir hareketlenme seziyorum bir de ne göreyim Seungri ayağa kalmış Atiye’nin olduğu masaya doğru yol almaz mı? Elif ve Bahar da hemen peşinden giderken bir anda sola dönüp lavabonun yolunu tuttu.

Mine de GD’nin yanına sokulmuş fincanındaki şekillerin ne anlama geldiğini söylüyordu, Seda ile ben de Eskişehir’de çektirdiğimiz resimleri inceliyorduk keyfimize diyecek yoktu hani. Dae yine eline telefonu almış ailesiyle konuşuyordu bir köşede, ah zavallım çok özlüyor çok.

Asıl bomba Lee’de, yüzünde hala izler var, Tae bir türlü konsantre olamıyor ona bakarken dolayısıyla Nazlı ile koyu sohbet içerisindeydi.

Tam Dicle’ye resimleri göstermek için yönelmiştim ki “Millet Blue klibinin izleyici sayısı bir haftada on milyona ulaşmış, tebrikler” dediği gibi çığlık çığlığa birbirimize sarıldık. Of tabi GD’yi kapan Dicle olmuştu, ama niye ya?! TOP’ı ise Berna, Seungri’yi de Elif, geri kalanlarda da Dae ile kucaklaştı.

 

 

Ancak bu haber bir kişinin daha dikkatini çekmişti ATİYE’nin…

Bu sevinçle Seungri Blue’yu söylemeye başladı, diğerleri de ona eşlik ettiler.

“I’m singing my blues…”

TOP’ın partı gelince Atiye’de ayağa kalkıp alkış tuttu, bunun üzerine Top başını eğerek selam verdi. Çok keyifli bir yemekti aldığımız haber ile neşelerimiz ikiye katlanmıştı.

Kebapçıdan sonra Uludağ’a yola koyulduk. Eee karın en yoğun olduğu zamanda dağda eğlenmenin yerini hiçbir şey tutamazdı değil mi?

 

Otelimize varıp yerleştikten sonra hepimiz lobide toplanmaya karar vermiştik. Herkes geldi ancak Nazlı etrafta gözükmeyince meraklandık. Dışarı çıktığımızda bir de ne görelim! Nazlı karları eline almış havaya uçurduğu yetmiyormuş gibi önüne gelen herkese kartopu fırlatıyordu. EEE kız ne de olsa Mersin’de kar görmüyor, ne yapsın? Dae Nazlı’ya yaklaştığı sırada, Nazlı onu kolundan tuttuğu gibi çekti ve yere yuvarladı. “Hadiiiiii!!!” diye bağırmasının ardından kendisini de yere atıp yuvarlanmaya başladı. GD de Seungri’nin arkasından sinsi sinsi yaklaşıp onu yere attı. Aynı şeyi Tae de GD’ye yaptı, TOP ise Tae’ye çelme atıp yuvarladı ve üstüne çullanıp birlikte yuvarlanmaya başladılar. Bizler ise sap gibi diklip kalır mıyız? Hepimiz el ele tutuşup “YOL AÇIN BİZ DE GELİYORUZ” diye çığırarak kendimizi yere attık. O kadar keyifliydi ki…

bigbang northface

Onca savaşın ardından hepimizde açlık bastırdı haliyle….

mangal-sucuk

Karın üstünde mangal keyfine kimse hayır diyemedi. Sucuklar cızır cızır pişerken bir yandan da koyu bir sohbet ortamı aldı götürdü derken, Tae ayağa kalkıp Mine’ye elini uzattı. Nazlı’nın gözlerindeki kıskançlık ve Lee’nin bakışı görülmeye değerdi doğrusu.

Tae Mine’yi açık alana götürüp etrafında dans etmeye başladı…

 

Tired of being alone Sick of being single I think I need me a girl I need a Girl like…

http://w.soundcloud.com/player/?url=http%3A%2F%2Fapi.soundcloud.com%2Ftracks%2F4661265&show_artwork=true

 

Şarkının sonunda da yanağına bir öpücük kondurmayı da ihmal etmedi. Mine hem utanmış hem de GD’nin onu gördüğünü bilmek yüzünün daha çok buruşmasına neden olmuştu.

Seungri ‘ben sensiz ne yaparım edasıyla’ Mine’nin önüne atılarak What Can I Do’yu söylemeye başladı.

 

Nan eojjeoragoooooooooooooo…

http://w.soundcloud.com/player/?url=http%3A%2F%2Fapi.soundcloud.com%2Ftracks%2F9382655&show_artwork=true

 

Ardından kızgın yüz ifadesiyle GD daldı ve Mine’ye doğru dans etmeye başlayarak Heartbreaker’ı söyledi.

 

You ma heaaaaaaartbreaker…

http://w.soundcloud.com/player/?url=http%3A%2F%2Fapi.soundcloud.com%2Ftracks%2F5391527&show_artwork=true

 

GD şarkısını bitemeden TOP araya girip olanlarını kabullendiğini gösterircesine Mine’nin ayaklarına çöktü.

 

A-mu-reoh-ji Anh-eun Cheog
Us-eo-ya Ha-na-yo
Na A-mu-reoh-ji Anh-eun Cheog
Ha-ru-ga Ji-na-ga-ne-yo Oh Oh

http://w.soundcloud.com/player/?url=http%3A%2F%2Fapi.soundcloud.com%2Ftracks%2F32208934&show_artwork=true

 

En sonunda Nazlı bu sahnelere dayanamarak Tae’yi Mine’nin yanından çekip aldı ve klipteki sahne gibi Tae’yi kucağına yatırdı.

 

“neon naman barabwa…”

MYDESTİNY ENGLISH COVER GURURLA SUNAR

http://w.soundcloud.com/player/?url=http%3A%2F%2Fapi.soundcloud.com%2Ftracks%2F24597658&show_artwork=true

 

Sonunda Dae de bu tablo karşısında dayanamayıp bombayı patlattı.

 

Daebagigun! (daedaedae)daebagiya!
(Sesese)sesangsaram modeun iga daebagiya~
Hyeongnimdo daebag~(daebak) eonnido daebag~(daebak)
Neodonado urimodu daebagiya~

Parodi bitince çevremize bir baktık ki insanlar etrafımızı sarmış ellerini çırpıyordu. Kimisi

“Kim bunlar, ünlü mü” derken kimisi de “tekrar tekrar” diyerek tempo tutuyordu. Eeee bizimkiler durur mu başladılar mini konser vermeye ilk şarkıları da “Hands Up” oldu. Oradaki coşkuyu siz düşünün :D Hem danslarda onlara eşlik ediyorduk hem de nakaratı söyleme kısmını bize bırakıyorlardı. Mutluluktan kendimiz kaybetmiştik.Dicle’nin, GD’nin yanına gitmeye çalışırken Seda’nın onu engellediğini gördüm. Eyvah bu şamata kaçar mı? Bahar ve Berna’nın da dikkatini çekmiş olmalı ki onlarda Seda ile Dicle’nin tarafa yönelmiş yürüyorlardı. Tartışma beklerken bir de ne görelim? Seda sürekli sağa bakıyor, Dicle de ona gülümsüyordu.

Berna lafa girerek

“Kızlar noldu? Seda niye sürekli sağa bakıyorsun?” Dicle kolunu çekiştirip bize göz kırptı.

“Gürkan buradaymış, millet. Seda kendini ateş hattında hissediyormuş”

“Madem burada gidip konuşsana kızım” diyen Bahar bir yandan da Seda’nın kolunu çekiştirmekle meşguldü.

“Şu anda Bigbang’i izleyen kalabalığın arasında, utanırım”

“Seni gördü mü, gördüyse selam vermemen tuhaf kaçmaz mı hadi git”

“AAA Mine bekle. Burada ne aradığın söylerken Eskişehir’den de bahset, çektirdiğimiz fotoları da yanına al. Göster bakalım yüz ifadesi neler söyleyecek” deyip göz kırptım.

Birlikte Seda’nın arkasından destek edip sağa adım attırdık. Seda son bir kez bize bakıp üzerine göz gezdirdikten sonra normal adımlarla Gürkan’ın yanına yol aldı.Seda’yı Gürkanla baş başa bırakıp biz de diğerlerinin yanına döndük. Aralarında neler olduğunu eminim daha sonra bize anlatacaktır. O sırada BB yeni albümü “Alive”dan ‘Bad Boy” parçasını sahnelediler. Şarkı bittiğinde orda katılan herkese BB albümü dağıtmaya başladılar. Tabi Twinkle Girls’e imzalı albüm hediye edildi. Maalesef ellerinde sadece BB kapalı olduğu için bu albümlerle yetinmek zorundaydık. Artık odalara çekilme vakti gelmişti. Bütün gün pestilimiz çıkmıştı. Tae ise Lee’yi bir kenara çekmiş fısıldaşıyorlardı. Sonra Tae albümü çıkarıp Lee’ye verdi. İnanamıyorum elindeki tek Taeyang kapaklı albüme Lee sahip oldu. Hemde kocaman Tae imzasıyla. Benim orada olduğumun farkıa varınca Tae göz kırpıp susma işareti yaptı. Lee de güle güle albümü gösterdi “BENİM” O sıradaki üstündeki sweetshirt de dikkatimi çekmişti! Aman Tanrım Tae’nin konserde giydiğiyle aynı. Onu da Lee’ye vermiş. Yani pes hangi arada kanka oldular yahu. Biz daha hiiç hediye alamamıştık oysa ki…

big-bang-alive-album-taeyang-sliver-hoodies

Ertesi sabah hepimiz kayak takımlarını alıp dışarı çıktık. TOP ve GD Snowboard yapmak için bizden ayrıldılar… Ayrıldılar ayrılmasına ama Özge,Yuki, Berna, Dicle, Mine ve ben de peşlerinden gitmeyi ihmal etmedik. Kayak yapmaktansa onları seyretmek çok daha cazip gelmişti. GD ve TOP yarış halinde olunca dolayısıyla bizler de takımlara ayrılıp onlara tezahurat ediyorduk. GD öne atak yapıp TOP’ın yoluna kesmeye çaılştığında TOP da bu ataktan sıyrılmak için sola yöneldi. Yarışa o kadar dalmışız ki TOP’ın yöneldiği alandaki ağaçlıklara çarpıp düşüşünü kaçırmıştık. Ağaca çarptığı sırada kayağıyla geçen biri ona yardım etmek için uzandığı da gözümüzden kaçmamıştı. GD de doğruca TOP’ın yanına gitmişti. Bizler de onlara doğru koşuşturmaya başladık. Yanlarına vardığımızda kahkaha sesleri ile kendimize geldik. TOP’a yardım eden bir kadınmış üstelik kebapçıda karşılaştığımız ATİYE. Çoktan tanışmışlar hatta muhabbetleri de gittikçe derinleşmişti. Sonunda Atiye ayaklandığında

“O zaman akşam saat sekiz diyelim. Kaldığım otelin resataurantında seni bekliyor olacağım”

 

Özge, Berna ve Yuki kulaklarına inanamıyordu. Mine ile ben de çok şaşırmıştık ama kızlarla meşgul olmak zorundaydık, ne de olsa duydukları yenilir yutulur cinsten değildi. Daha geleli bir hafta olmamışken TOP elden gidiyordu dostlar…

 

Şimdiki operasyonumuz belli oldu. “TOP’I ATİYE’NİN AĞINDAN KURTARMAK”

***

 

TOP ile Atiye’nin buluşmasını mahvetme operasyonunu ve İZMİT’de yaşanaları anlatması için sözü SEDA’ya bırakıyorum

Koredaşımızı Kore’ye Yollayalım^^

Koreseverler, yardım edelim Lee’ye. Güzel bir fırsat var önünde desteklememek olmaz:) Lee, fighting! 
Hemen konuya giriyorum arkadaşlar Gazelle Turizm gezi ödüllü bir yarışma düzenliyor. Kazanan kişi hayallerindeki ülkeye gidecek, tüm masraflar onlardan. Ben de ilk etabı geçen blogger’lardan biriyim. Ama şimdi halk oylaması yapılıyor ve yardımınıza ihtiyacım var. İlk 10’a kalmam için bu çok önemli. Vereceğim linkteki adrese tıklayarak metropolgunlugu.blogspot.com a oy verebilir misiniz? Tabi önce Gazella’nın sayfasını beğenin, sonra da bana oy verin lütfen. Bu gerçekten önemli benim için, desteğinizi bekliyorum Ayrıca başka Facebook hesaplarınız varsa onlarla da oy kullanabilirsiniz Adres şudur:
 http://www.facebook.com/GazellaTurizm?sk=app_306751442720105 
(Önce sayfayı beğenmeyi unutmayın. Bir de arkadaşlar 3 oy verme hakkınız var, üç oyu da benim blogum için kullanabilirsiniz)
 Ayrıca gidersem Güney Kore’ye K-Pop’la ilgili bir sürü şey satın alacağım ve geldiğimde de çekiliş yapacağım, bu da seçim vaadi gibi oldu ama bir kazan kazan durumu ortaya çıksın değil mi? Bigbang, Super Junior, JYJ veya başka gruplar. Benim seçeceklerim ve sizin istediklerinizden 3 – 5 tane alırım gerçekten. Ayrıca posterler, tişörtler, bileklikler ve fan kulüp hediyelerini saymıyorum bile. Hani bir olsun, bir Kore’ye gideyim gerçekten getirip burada çekiliş yapacağım. Aha da yazdım Oy verirseniz beni gerçekten çok sevindirirsiniz. Ayrıca bu yazıyı alıp blogunuzda paylaşırsanız çok mutlu olurum. 15 Mart’tan sonra silebilirsiniz hemen blogunuzdan, kopyalayıp yapıştırın lütfen. Facebook profilinizde, Twitter profilinizde paylaşırsanız çok mutlu olurum. Tabi en önemli şeylerden biri de Facebook sayfanız varsa sayfanızda paylaşmanız. Benim için, bu blog için, hatta kendiniz için, Kore ve KPop için oy verin diyorum sadece Bu yazıyı yazmak istedim. Halk oylaması seçeneği konulunca mecbur kaldım. Şimdiden herkese teşekkür ederim. Bu halk oylaması 15 Mart’a kadar devam edecek arkadaşlar..

BIGBANG ALIVE ALBUM

bigbang alive

Sıkıldım. Don’t Go home, Baby Good Night , Blue… hepsi hepsi hepsi aynı. BB’in eski kliplerine hasret kaldım. Nerede yaratıcılık. New York’da çekildi diye adam mı oldu? BB hayranıyım ama artık kliplerini izlerken sıkılmaya başlayorum. İlla ki hikaye olmasına da gerek yok. Ama hep şöyle kıza bakarak şarkı söylemeleri falan çok baydı beni. New York’da çekmek için dünyanın parasına harcayacaklarına Gara Gara Go’daki gibi stüdyoda eğlenceli bir kareograf hazırlasınlar, en azından görsel bir zevk olur. Tabi şarkı çok hareketli değil ama o olsun ona gayet uygun bir kareograf hazırlanırdı. Kameranın sürekli bir üyenin yüzünden diğerinin yüzüne dolaşması beni sinir ediyor.
Bana göre New York’da çekilmesi özentiden başka bir şey değil. Özünüze dönün artık.
Canlı performanslarını çok merak ediyorum kim bilir nasıl enerji katacaklar şarkıya.

R&B sevdiğim için şarkı hoşuma gitti. Love Song’dan beri hep slow dinliyoruz açıkçası birazcık da içim şişmedi değil hani. Ama yine de BB kendini dinletmeyi iyi biliyor. Blue çıktığından beri deli gibi dinliyorum. BB şarkılarında başıma hep şu geliyor, ilk başta beğenemiyorum ama dinledikçe favorim olıuyor, Tonight, Love Song, Blue gibi. Bence böylesi çok daha iyi, yeri sağlamlaşıyor. Eminim alışınca Bad Boy’u da çok seveceğim. Albümdeki favori parçam olamaz sanırım çünkü Love Dust ve Fantastic Baby teaserları beni çok etkilemişti ancak diğer sanatçıların şarkılarının yanında üst sıralarda olacağı kesin. Gittikçe Hip Hop’dan uzaklaşmaya başladılar mı ne? Bu beni birazcık korkutuyor çünkü ben onların hareketli, asi rap’li şarkılarını seviyorum. Şarkılardaki ani duygu değişikliği BigBang’i şimdiki BB yapan diye düşünüyorum.
Gerçi düşündükçe tek bir tarza bağlı kalmamaları da çok iyi. Hem R&B hem hip hop hem rock yapabildiklerini gösteriyorlar dünyaya. Kafamdaki BB’e uymadıkları için onları eleştiremem ki. BB şarksı yerine R&B parçası olarak bakarsam, muhteşem olmuş. Dinlerken rahatla, daha ne ister insan…
Allah’ım TOP’ın girişe bayıldım. Her şarkıda kendine hayran bırakıyor.

ALBÜMÜ DİNLEMEDİYSEN TIKLA c: k2nblog

ALIVE

BAYILDIMMMMMM… Böyle bir şey beklemiyordum kesinlike, beklentimin çok çok üstünde. Ya insan Intro’ya aşık olur mu… Her seferinde sinir oluyorum niye daha uzun değil diye. Thank You&You da aynısı olmuştu. Supa Dupa
SEVMEMİN EN BÜYÜK NEDENİ TAE’NİN RAP’İ ÇOK SEKSİ DEĞİL Mİ?

Love Dust

Şu an kop kop modunda tempo tutuyorum yine şaştım kaldım. Bak ya ben beklentilerimi ne kadar düşük tutmuşum öyle.. Tanrım bu bence Bigbang’in en iyi albümü, çok net söylüyorum. GD GD… bu şarkıda en iyisi o bence. Love Dust’ın her anını sevdim desen. Nakaratı dehşet ötesi ancak normalde en çok dikkatimi çeken olması gerekirken parça tamamıyla beni içine almış durumda. Çok sevdim. Love Dust’ı Blue’dan daha çok sevdim. Ya… “sevdim sevdim” diye dolaşıyorum daha ne diyeyim ^^

AINT NO FUN

Sevdim, diğerleri kadar değil belki de ama çok değişik buldum. Hele GD’nin rap’i dinleyince şaştım kaldım. Şu an tekrar onun rap’i başa sarıp dinliyorum :)

Fantastic Baby

Ah işte çıktı benim şarkım. Hiçbir şey diyemeceğim. Çünkü şu an dünyadan kopmuş vaziyette dans ediyorum. Gerçekten hiç abartmıyorum o kadar enerjik ki… BIGBANG yeniden doğmuş gibi hissediyorum. İddia ediyorum bu şarkıyla dünya starlarını bile alt ederler. O kadar muhteşem. Dinlerken koltuklarım kabardı. VIP olmaktan gurur duyuyorum 1 numaralar.

BIGBANG–BLUE MV (ALIVE ALBUM)

blue2

Beklentilerimi fazlasıyla karşılayan bir şarkı. Şu anda resmen heyecandan titriyorum. Her zaman olduğu gibi Bigbang’e has bir temposu var. Ancak temposu diğer şarkılarda olduğu gibi hızlı değil, daha yavaş. Özellikle Rap kısımlarının yavaş olması beni çok etkiledi.
Giriş melodisi süper, nakaratı Seungri’ye vermeleri de çok iyi olmuş, sesiyle insan rahatlıyor. Ardından GD’nin rap’i ile tempomuz hızlanmaya başlıyor ancak dediğim gibi Rap bile o kadar yavaş ki aynı zamanda eğlenip hüzünlenebilirsiniz. Her ortama uyan bir şarkıGülümseme  TOP’ın rap’i de çok yumuşak olmuş, kendi tarzını korumakla birlikte yepyeni bir hava katmış şarkıya. Rap için illaki hızın gerekli olmadığını kanıtladı herkese.  En çok Tae’nin sesini beğendim, Tae’yang’ın tarzından o kadar farklı, tok bir ses ile söylemiş ki inanamadım. Dinlerken “Wow Bu Tae mi sahiden?”  dedirtti bana.
Bambaşka bir BIGBANG doğmuş adeta. Bu şarkı ile kendilerine öyle ters düşmüşler ki, şarkıda en çok beni büyüleyen bu oldu. Bu yepyeni BIGBANG tarzını hemen benimsedim.
Romanization Sözleri
gyeoul-i gago bom-i chaj-a ojyo ulin sideulgo
geulium sog-e mam-i meongdeul-eossjyo
(I’m singing my blues)
palan nunmul-e palan seulpeum-e gildeul-yeojyeo
(I’m singing my blues)
ileon tteunguleum-e nallyeo bonaen salang
gat-eun haneul daleun gos neowana wiheom hanikka
neoegeseo tteonajuneungeoya
nim-ilan geulja-e jeomhana
bigeobhajiman naega mosna sumneungeoya
jan-inhan ibyeol-eun salang-ui malno( mallo )
geu eotteon maldo wilo doel suneun eobsdago
ama nae insaeng-ui majimag mello
mag-i naelyeoo neyo ije
taeeonaseo neol mannago
jug-eulmankeum salanghago
palahge muldeul-eo silin nae ma-eum
nun-eul gam-ado neol neukkil su eobsjanh-a
gyeoul-i gago bom-i chaj-a ojyo ulin sideulgo
geulium sog-e mam-i meongdeul-eossjyo
(I’m singing my blues)
palan nunmul-e palan seulpeum-e gildeul-yeojyeo
(I’m singing my blues)
ileon tteunguleum-e nallyeo bonaen salang
simjang-i meoj-eun geos man gat-a
jeonjaeng-i kkeutnago geu gos-e eol-eo but-eun neowana
oesang nae meolis-sog saegyeojin
i nunmul maleumyeon chogchoghi gieog hali nae salang
goelobjido oelobjido anh-a
haengbog-eun da honjasmal
geu isang-e bogjabhan geon mos cham-a
daesulobji amuleohjido anh-a
byeolsueobsneun banghwang salamdeul-eun-wassda ganda
taeeonaseo neol mannago jug-eulmankeum salanghago
palahge muldeul-eo silin nae ma-eum
neoneun tteonado nan geudaelo issjanh-a
gyeoul-i gago bom-i chaj-a ojyo ulin sideulgo
geulium sog-e mam-i meongdeul-eossjyo
oneuldo palan jeo dalbich alaee
na hollo jam-i deulgessjyo
kkumsog-eseodo nan geudaeleul chaj-a
hemaeimyeoi nolaeleul bulleoyo
(I’m singing my blues)
palan nunmul-e palan seulpeum-e gildeul-yeojyeo
(I’m singing my blues)
ileon tteunguleum-e nallyeo bonaen salang
(I’m singing my blues)
palan nunmul-e palan seulpeum-e gildeul-yeojyeo
(I’m singing my blues)
ileon tteunguleum-e nallyeo bonaen salang
-Nomuyeppuda katkılarıyla

Dream High 2 – Sönmüş Umutlar

 

dream high 2_thumb[3]

Oyuncuları gördükten sonra ne büyük umutla beklemeye başlamıştım bu diziyi.

Dizi JYP’nin 2. yarıyılda çıkacak olacak gurubunun tanıtımını yapıyor adeta. JB dizide ne kadar ön planda öyle. Alaycı gülümseme Tamam hoş çocuk yani şimdi Allah için. Bazı sahnelerde başa sardığım da oluyor hani ama oyunculuk sıfır be anacım. Sadece bakışı var bir de dudak büzüşüDil çıkaran gülümseme  Sesini bile duyamadık tam. 1. bölümde birşeyler mırıldandı ama bak kalıcı etki yaratmamış bende. Dansa gelince de abartıldığını düşünüyorum. Hele o Heatbreaker sahnesinde ne o öyle eller cepteydi, saygısız hıh Dil çıkaran gülümseme JYP’den çok daha iyi bir kareografi beklerdim. Sanki bu dizi yapımını çok aceleye getirmiş gibi geldi. Yani şu anda popüler ünlüleri oynatmış ancak senaryo o kadar berbat ki kimse kurtaramaz bu diziyi. Hakikaten dizi öyle kopuk kopuk ilerliyor ki nereden nereye gidiyor diye hiç kafa yormayın. Dream High ilk sezon en azından senaryo açısından iyiydi.

Konu: OZ Entertainment’ın Kirin Sanat Okulu’nun yönetimin devraldıktan sonra gelişen olaylar diyelimm

Shin Hae Sung (Kang Sora)

shs_thumb[2]

Başrolü bir oyuncuya vermişler de ne olmuş. Allah’ım hayatımda görüdüğüm en itici başrol. Kızı gördüğümde kafasını patlasım var. Saf mı salak mı ben anlamadım.  Dizideki karakterinden mi yoksa oyunculuğu yüzünden mi bu kadar abartı hareket ediyor çözemedim. Sesi güzel değil, her sene Oz Ent.’ın seçmelerine katılıyor ancak her defasında başarısız oluyor. Okulda sevilen biri ancak iş yeteneğe geldiğinde kimse onunla aynı grupta olmak istemiyor.

shs3_thumb[2]

***

Rian (Jiyeon)

rian_thumb[2]

Benim favorim tabi ki de Açık ağızlı gülümseme Bir kere Jiyeon hastasıyım. Hershe grubunun üyelerinden, biraz ters bir kız. Art niyetli değil ancak kimseye de tahamülü yok. Sesinden çok görüntüsü ile gündemde olduğu için kendine olan güveni çok az ve bunu da arkadaşlarına yansıtıyor. İçten içe acıyorum :/ Son 2 bölümde kendini bulmaya başladı. JB ile birbirlerine sevdalılar ancak belki de bu, gelecek bölümlerde değişebilir ^^

rir2_thumb[2]

***

JB ( Im Jae Bum)

JB_thumb[1]

JinWoon varken düşünün ne kadar ön planda ki başta JB’nin karakterini anlatıyorum. JB çok tatlı, çok asabi, çok hırslı ve kararlı Açık ağızlı gülümseme Anlayacağınız tam bir idol. Ama bazen o kadar bencilce davranıyor ki Eden grubunun diğer üyesi Sinwoo’yu çok üzüyor. Gerçi Siwoo da o kadar normal biri sayılmaz ama onu pek sıkı göremiyoruz dizide.

tumblr_lyogqdYtI01qdcel5o2_500_thumb[2]

***

Jin Yu Jin (JinWoon)

jinwoon

Idolleri hor gören yetenekli müzisyenimiz. Dans eden kuklalara dönüşmektense müziğiyle ön plana çıkmak istiyor.  JB ile aralarında büyük kapışma var. Jin Yu Jin  JB’yi idol olduğu için sevmese de JB’nin ona karşı kini çok daha fazla.  Dizinin karakterleri içinde en sevdiğim 2. karakter.

tumblr_lzigytXEE71qbc5vuo1_500_thumb[2]

***

Nana (Hyorin)

hyorin

Ah keşke Nana’ya çok daha fazla rol verselerdi. Hershe grubunun üyelerinden sevimli mi sevimli Nana’mız. Bir kere çok yardımsever, Rian’a karşı da çok korumacı. Siwoo ile olan sahneleri beni bitiriyor. Kızların içinde en rahat olanı o, onun ben free halini seviyorum. Bu yüzden benim favori karakterlerimden. Bir de Hershe grubun diğer bir üyesi olan Ailee ile çok iyi anlaşıyor. Bu yüzden Riancığımız kendisini biraz dışlanmış hissediyor.

nana3nana4

nana1nana2 

***

Dizi ile ilgili sevdiğim bir başka husus ise YG sanatçılarının şarkılarına da yer verilmesi. 2ne1 – I’m The Best kareografisini bizzat JYP tarafından sergilendi. PSY Entertainer, G Dragon – Heartbreaker ve Taeyang – I need A girl… Üstelik bu haftaki 5. ve 6. bölümlerde PSY konuk oyuncu olarak yer aldı. Belki ileride başka YG sanatçılarını da görebiliriz. İçimden bir his Se7en’ı görebileceğiz diyor….

Kısacası dizi vasattan da öte ama ben yine de 2 bölüm daha izlemeyi düşünüyorum. Rian – JB arasında neler olacak merak ediyorum açıkçası.

jrjr2

Bir de JYP JB’yi bu kadar önplanda tutarken JR’ı arka planda tutması da beni meraklandırıyor. Ne de  olsa 2. yarıyılda çıkacak grubun diğer üyesi de o. Ancak JB ile yaptıkları dans düellosu dışında pek de bir marifetini göremedik, haaa ama bak gülüşü çok güzel onu da söylemeden bitirmem Açık ağızlı gülümseme

h1h2

h3h4

ailee